Özgür Mumcu, Dünyalılar (4 Ekim 2025)

 

Dünyalılar ile kitap kulübümüzün 14. değerli konuğu Özgür Mumcu ve Nazlı Berivan Ak (April Yayıncılık’ta editör, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri), geçmiş yıllardan edindikleri Tarsuslu dostlarıyla daha verimli vakit geçirmek üzere şehrimize bir gün önce geldiler. 

Yaklaşık bir ayımı Özgür Bey’i tanımak için çıktığım dijital yolculuk, 3 Ekim günü somut hale dönüştü. 

Ne de güzel oldu… Kendimi tanıtmadım; ben Merve Özarslan. O gün, kendim için attığım önemli adımın farkında değildim.Yaşadığı hayattan nefes a için sığındığı sanat, insan ve edebiyatseverlerini buluşturan Antixahaf Bistro’da buluşmuştuk sonunda. Bize bu sığınağı sunan İsmail Kün, Aydın Korçak ve Çiğdem Korçak’a, hazırlık sürecinde bana sabırla ve şefkatle yaklaştıkları için teşekkür etmeden başlayamayacağım.  


Farkındayım, henüz güne başlayamadım.
O hâlde bir nefes alıp başlıyoruz…

İsmail Kün’ün açılış konuşmasıyla ismen tanışmış olduk: Özgür Mumcu ve Nazlı Berivan Ak.  

Artık Özgür Bey hakkında topladığım bilgileri paylaşma vaktiydi.

“Bütün fikirlere saygı… Hayır efendim. İnsanlar saygı konusudur; fikirler değerlendirme konusudur.” — Ioanna Kuçuradi

Kişisel tanışmaları önemsiyorum.  

Eserini oluştururken ona eşlik eden bilgisayar müzikleri mesela… Yeşili, doğayı önemsemesiyle Ayvalık’ta yazdığı bölümler… Karakterlerin her biri, yaşadığı hayatın deneyimleriyle bezenmiş.  

Uluslararası hukuk, gazetecilik, kitap, podcast… Kendi kalbinde yeşerttiği umudu yaymak için birçok yol deneyen; insanları dinlerken nazik, biri hakkında konuşurken saygılı… İçsel motivasyonuyla kendi yöntemini doğrudan söylemeden hissettirecek kadar “kendisi” olabilmiş bir yazar…  

Biz hayran kaldık.  

Sorularımızı içtenlikle cevapladı, kaygıma alan açtı; kendim gibi olabildim. Ve çok keyifliydi.

Şimdi sorulardan ve cevaplardan bahsetme zamanı.

Neden İstanbul?

Çünkü içinde bulunduğumuz toplumun birlikte güzelleşebilmesi için, tanıdık gelen unsurları barındırması gerekir.  


Yakınlık ilkesi (Gestalt psikolojisi) Neden uzaylılar?

Artık “öteki” olmak için çok fazla bileşene ihtiyaç yok. Dijital teknolojinin gelişmesiyle algoritmalar, kişinin kendi içindeki haklılığını artırdı ve artık her birimiz diğeri için öteki olabiliriz.  

→ Sosyal Kimlik Kuramı (Henri Tajfel & John Turner) Neden biyoakustik uzmanı?

Çünkü ekolojik sorunları duymamız gerekiyor. Doğamızın bozulması, kendi dengemizin de bozulmasına yol açar.  

→ Ekopsikoloji

Neden karizmatik kâhin, yeni dinler?

İnsanların arayışlarının yankısı görmezden gelinemezdi.  

→ Postmodern yaklaşım

Neden bilgi manipülasyonu ve teknoloji?

Her birimiz kendimizi yalnız ve kaygılı hissederken, çareyi akla en yakın olanda değil, en kolay ulaşılabilir olanda ararız.  

→ En az çaba ilkesi (George Kingsley Zipf, 1949) Neden komplo teorileri?

İnsan, hayatta kalma refleksiyle aidiyete ihtiyaç duyar. Aynı şeye inanmak bile bir “kök” hissi yaratır. Çoğu zaman fikir sorgulanmadan, yalnızca kabul gördüğünü hissetmenin peşinden gideriz. 

→ Aidiyet Kuramı (Baumeister & Leary, 1995)

Bu kitabı okuyan herkesin, kendi içindeki donanıma göre bir bağlam oluşturacağına eminim.  

Ciddi bir envanter taraması içerdiği açık.  

İlk kitabından sonra 9 yıl geçmesine rağmen, bu eser sitem duygumuzu azaltıyor.

Peki, bu kitap bir Türkiye romanı mıydı?  

Bana kalırsa hem öyle hem de öyle değil. Çünkü yalnızca Türkiye kitabı diyemem; zira insanın davranış biçimleriyle bezenmiş, çok “dünyalılar” bir kitap.