Dünyalılar
ile kitap kulübümüzün 14. değerli konuğu Özgür Mumcu ve Nazlı Berivan Ak (April
Yayıncılık’ta editör, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri), geçmiş
yıllardan edindikleri Tarsuslu dostlarıyla daha verimli vakit geçirmek üzere
şehrimize bir gün önce geldiler.
Yaklaşık bir ayımı Özgür Bey’i tanımak için çıktığım dijital yolculuk, 3 Ekim günü somut hale dönüştü.
Ne de güzel oldu… Kendimi tanıtmadım; ben Merve Özarslan. O gün, kendim için attığım önemli adımın farkında değildim.Yaşadığı hayattan nefes a için sığındığı sanat, insan ve edebiyatseverlerini buluşturan Antixahaf Bistro’da buluşmuştuk sonunda. Bize bu sığınağı sunan İsmail Kün, Aydın Korçak ve Çiğdem Korçak’a, hazırlık sürecinde bana sabırla ve şefkatle yaklaştıkları için teşekkür etmeden başlayamayacağım.
Farkındayım, henüz güne başlayamadım. O hâlde bir nefes alıp başlıyoruz…
İsmail Kün’ün açılış konuşmasıyla
ismen tanışmış olduk: Özgür Mumcu ve Nazlı Berivan Ak.
Artık Özgür Bey hakkında topladığım
bilgileri paylaşma vaktiydi.
“Bütün fikirlere saygı… Hayır
efendim. İnsanlar saygı konusudur; fikirler değerlendirme konusudur.” — Ioanna
Kuçuradi
Kişisel tanışmaları önemsiyorum.
Eserini oluştururken ona eşlik eden
bilgisayar müzikleri mesela… Yeşili, doğayı önemsemesiyle Ayvalık’ta yazdığı
bölümler… Karakterlerin her biri, yaşadığı hayatın deneyimleriyle bezenmiş.
Uluslararası hukuk, gazetecilik, kitap, podcast… Kendi
kalbinde yeşerttiği umudu yaymak için birçok yol deneyen; insanları dinlerken
nazik, biri hakkında konuşurken saygılı… İçsel motivasyonuyla kendi yöntemini
doğrudan söylemeden hissettirecek kadar “kendisi” olabilmiş bir yazar…
Biz hayran kaldık.
Sorularımızı içtenlikle cevapladı, kaygıma alan açtı; kendim
gibi olabildim. Ve çok keyifliydi.
Şimdi sorulardan ve cevaplardan
bahsetme zamanı.
Neden İstanbul?
Çünkü içinde bulunduğumuz toplumun birlikte güzelleşebilmesi için, tanıdık gelen unsurları barındırması gerekir.
→ Yakınlık ilkesi (Gestalt psikolojisi) Neden uzaylılar?
Artık “öteki” olmak için çok fazla
bileşene ihtiyaç yok. Dijital teknolojinin gelişmesiyle algoritmalar, kişinin
kendi içindeki haklılığını artırdı ve artık her birimiz diğeri için öteki
olabiliriz.
→ Sosyal Kimlik Kuramı (Henri Tajfel
& John Turner) Neden biyoakustik uzmanı?
Çünkü ekolojik sorunları duymamız
gerekiyor. Doğamızın bozulması, kendi dengemizin de bozulmasına yol açar.
→ Ekopsikoloji
Neden
karizmatik kâhin, yeni dinler?
İnsanların arayışlarının yankısı
görmezden gelinemezdi.
→ Postmodern yaklaşım
Neden
bilgi manipülasyonu ve teknoloji?
Her birimiz kendimizi yalnız ve
kaygılı hissederken, çareyi akla en yakın olanda değil, en kolay ulaşılabilir
olanda ararız.
→ En az çaba
ilkesi (George Kingsley Zipf, 1949) Neden komplo teorileri?
İnsan,
hayatta kalma refleksiyle aidiyete ihtiyaç duyar. Aynı şeye inanmak bile bir
“kök” hissi yaratır. Çoğu zaman fikir sorgulanmadan, yalnızca kabul gördüğünü
hissetmenin peşinden gideriz.
→ Aidiyet Kuramı (Baumeister &
Leary, 1995)
Bu kitabı okuyan herkesin, kendi
içindeki donanıma göre bir bağlam oluşturacağına eminim.
Ciddi bir envanter taraması
içerdiği açık.
İlk kitabından sonra 9 yıl
geçmesine rağmen, bu eser sitem duygumuzu azaltıyor.
Peki, bu kitap bir Türkiye romanı
mıydı?
Bana kalırsa hem öyle hem de öyle değil.
Çünkü yalnızca Türkiye kitabı diyemem; zira insanın davranış biçimleriyle
bezenmiş, çok “dünyalılar” bir kitap.
