Seray Şahiner - Vatan Millet Samatya

 Bir yazar düşünün; annesinin karnına düştüğünde “Ben yazar olacağım” diye fısıldamış, sevdiği yazarlara ulaşmak için üniversitede fanzin çıkarmış. Üniversite hayatının son düzlüğünde hazırladığı ilk dosyası “Gelin Başı” ile dereceye giren ve Can Yayınları’nda eseri kitaplaştığında yalnızca 23 yaşında olan bir yazar düşünün. 

İşte bu yazar, son romanı Vatan Millet Samatya ile yedinci kitabımızın yazarı Şahiner. Garsonluktan konfeksiyon işçiliğine, muhabirliğe ve yüksek lisansıyla sinema dünyasına yelken açan geniş ufukların sahibi bu eşsiz insan, 15 Mart 2025 cumartesi günü konuğumuz oldu. 

Not: Kitap incelememizde sürprizbozan (spoiler) çokça yer almaktadır.


On beş yıllık bir çalışmanın ürünü olan ve Doğan Kitap etiketiyle raflarda yerini alan Vatan Millet Samatya, Melek ve kızı İnci üzerinden üç farklı kuşağın anlatımı şeklinde karşımıza çıktı. Bu temanın içerisine; 70’lerden 90’lara Menderes’ten Özal’a uzanan bu uzun koşuda kadın olma halleri, erkek olmaklığın, göçün ve kentleşmenin dönemler boyunca ailelerimizde hangi etkileri olduğunu okuduk 275 sayfa boyunca. 

Romanda 70’ler ve 90’lar, 80’li yıllara kıyasla görece daha uzun anlatılmış. Bizlere göre ise bunun nedeni, 80 darbesi ve sonrasında geçen bu kötü zamanların unutulmak istenmesinden kaynaklıdır. Şahiner ise kasıtlı bir şekilde 80 kuşağını daha hızlı anlatmış romanında. 

Zaman geçip radyolar yerini televizyonlara bırakırken İstanbul’un kalbi tarihi yarımadanın gözbebeği Samatya’nın ve Fatih’in geçirdiği merhaleler –belki deformasyonun- elimizden tutup büyüttü kahramanımız Melek’i. Günümüzde televizyon ve ana akım medya yerini internet gazeteciliği ve “Youtuber” olmaklık ile değiştirdi. Tam da söyleşimizin olduğu hafta içerisinde, Duvar gazetesi kapandı ve Google algoritmasını internet gazeteciliğinin aleyhinde değiştirdi. İletişim fakültesi mezunu ve Sinema Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans yapan Şahiner’e bu durumu sorduğumuzda; öncelikli olarak derin bir altyapı yatırımı yapmamız gerektiğine değindi. 

Yazarımız kulüp üyelerimizle 

Tüm eserlerinin çatı unsurlarından bir tanesidir toplumsal sorunlarımıza mizah ve ironi unsurlarını usta aşçı edasıyla eklemesi. Eserlerin zarafetini daha da ayrıcalıklı kılıyor. Şahiner, bu üslubun kendi gerçekliği olduğunu ve bu üslubu yaşamının şekillendirdiğini ifade etti. Bunun dışında bir dil oluşacaksa dahi bunun, yaşamının bir getirisi olacağını belirtti. 

Edebiyatın iyiyle işi olmadığını, iyi ve kötü kadın yahut erkek tüm karakterlerin eserlerinde var olduğunu söyledi kıymetli yazarımız. Bu iyi ve kötü zıtlığının ülkemizdeki tüm alanlarda aksak ve şen bir ritimle gerçekliğimizden kopmadan yansıtıyor yazarımız. 

Etkinliğimize katılan katılamayan, kalbi bizlerle olan herkese sonsuz teşekkürler...