Şubat ayının son günlerini soğuğa inat bir ılık Pazar günü
ve altıncı kitabımızın konuğu Cabir Özyıldız ile geçirmenin mutluluğu paha
biçilmez oldu kulübümüz için. Çukurovamızın son dönemdeki dinamik kalemlerinden
olan yazarımız, ikinci kitabı “Dünyanın Bütün Karıncaları” ile edebiyat
dünyamızda yeni ufukları müjdeledi, neşeli ve içten sohbetiyle bizlere
edebiyatın iyileştirici gücünü hatırlattı.
Dünyanın Bütün Karıncaları, on öykünün birleştiği ve
cevherinde evrenselliğin barındığı bir eser olarak çıktı karşımıza. Filistin’le
başlayan “Başlangıçların Annesi” öyküsü elini 6 Şubat 2023 depremlerine
uzatırken “Unutmayın Ha!” öyküsüyle bu eli biz okuyucularına da açıyor.
Not: Kitap incelememizde sürprizbozan (spoiler) çokça yer
almaktadır.
Şiir ve deneme türlerinde çalışmalar yaptıktan sonra öykü
yazmaya karar veren Özyıldız, öykülerini yazarken duyarlılığına değen, kalbine
dokunan veya dertlendiği insan ve olayları kaleme alıyor. İkinci öykü kitabının
adını, içinde umut barındırdığı için seçtiğini ifade etti. İki kitabı
arasındaki bir buçuk yıllık süreç 6 Şubat depremleriyle, hayat koşturmasıyla,
okumalarına devam etmekle ve her sabah 03.00 sularında uyanıp işe gidene kadar
yazmakla geçmiş yazar tarafında.
Çoğunlukla dijital ortamda öykü paylaşan yazarımız; matbuat
dünyasının dar çerçevesinin değiştiğini belirtirken dijitalleşmenin getirdiği
hıza da bu yolla ayak uydurduğunu vurguladı. Bu öyküleri paylaşırken kendisine
aşinalık okur kitlesi oluştuğunu dile getirdi. Yazar, önceden reddedilen
öykülerini attığını, bazı öykülerini ise üzerinde çalışıp güncellediğini
belirtti. Bu güncellenen öyküleri okumak için sabırsızlanıyoruz. 😊
Kulüp üyelerimizden Neslihan Hanım, öykülerdeki yerel
söyleyişlerin değerli, kolektif hafızayı canlı tutan özelliğini vurguladı. İki
öykü kitabının karakterlerle ve olaylar anlamında iç içe geçtiğini belirtip
bizlere farklı bir bakış açısı sundu. Öte yandan, ikinci kitabının daha
evrensele yöneldiğini ifade eden Neslihan Hanım’a yazarımız da fikren katıldı.
Kendilerine sonsuz teşekkür ediyoruz.
Sen Aşktan Ne Anlarsın Be Emmi öyküsündeki karakterin kafası
karışık. Devrimci tedrisattan geçmiş, ülkenin sorunuyla dertleniyor, biraz
agresif ve biraz Alevi 😊 Çelişkilerimizle var
olduğumuzu yeniden anımsıyoruz Murat Bey’in yorumu sayesinde.
Bilmeyenlerimiz için Filistinli yazar ve şair, Mahmud Derviş
ile tanışmanın kulüpte sürpriz bir kazanım olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Başlangıçların
Annesi öyküsündeki kahraman isimlerinin de önemli bir simge olduğunu
öğreniyoruz. Ebu Ali Mustafa, THKC’nin merkez komite üyesiyken Leyla karakteri
Filistin’in ilk kadın gerillası olan Leyla Halid’e selam verir. Um Ammar Yaser
Arafat’ın kod adı, Meryem Abu Dakka ise Meryem olarak hikayeye kasıtlı
gitmiştir. Yazar Filistin meselesini hem çok önemser hem de Mahmud Derviş’e
değerini yeniden bu öyküyle de kendince vermek ister.
Her öykü kendi dilini çağırıyor yazarımıza göre. Özellikle
bir üslup kaygısı duymuyor ve ayrıca bu üslubu bir noktada imzası olarak
düşünüyor.
Buzdan Tuğlalar öyküsünde kadın ruhunun çok iyi
yansıtıldığını ifade etti üyemiz Çiğdem Hanım. Yazarımıza göre de okumak da
yazmak da bir çeşit empati kurma sanatıdır. Ruhu, düşünce sistemi, sistematiği
iyi analiz edilirse buna benzer öykülerin yazımının kolay olduğunu belirtiyor.
Yazarımız, Leylaklar Açmış Gördün Mü öyküsünde yer alan ölmek üzere olan
kadının bilinç akışını yazmakta daha da fazla zorlandığını vurguladı. Vurulma
anına yazar olarak kendisinin de ayrıca üzüldüğünü ifade edip çağımızın başka
bir sorunu olan duyarsızlığı da bu öyküsünde işlediğini dile getirdi.
Yazarımız son dönem okumalarında Ferhat Emen, Deniz Faruk Zeren gibi yazarların isimlerini verirken genç kalemlere selam vermeyi de ihmal etmiyor.
| Klasikleşen kulüp üyelerimiz ve yazar pozumuz |
Etkinliğimize katılan katılamayan, kalbi bizlerle olan
herkese sonsuz teşekkürler...