baharyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baharyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bahar Yaka - Bu Kitabın Yazarı Öldü

             Ocak ayını Tarık tufan heyecanı ile geçirdikten sonra Bahar Yaka ile görüşmek için kitaplarımızı aldık; çaylarımızı, kahvelerimizi aldık ve en sevdiğimiz mekanlarda okumalarımıza başladık.

               Beşinci kitabımızda, Bahar Yaka’nın “Bu Kitabın Yazarı Öldü” isimli novellasını aldık listemize. Novella türünün bizim için kompakt ve yorumlarımıza daha açık bir tür olması bu seçimimizde etkili oldu. Bahar Yaka ise bu türde yazmayı sevmesinin ana nedenini, lafı uzatmayı sevmemesi şeklinde paylaştı.

Okur değerlendirme toplantımızdan 

Öncelikle kitabımızın türü olan novelladan bahsetmemiz gerekir. Çünkü dünyada epeydir bilinse de edebiyatımızda nispeten yakın zamanda karşımıza çıkıyor ve yazarlarımız tarafından da başarılı eserler veriliyor. Novella veya Noviletta, Türkçeye romans olarak çevrilebilir. Öyküden daha uzun, romandan hacim ve anlatım olarak daha kısa bir tür olarak en genel tanımına ulaşmaktayız. Uzun öykü ve kısa roman gibi farklı karşılıklar türe ait genel hatları bildirmektedir. Edebi türlerin arasındaki çizginin tül perdelerle yeniden düzenlendiği günümüzde böyle tartışmaları kulübümüzde yapabildiğimiz için kendimizi mutlu hissettik.

                

 Not: Kitap incelememizde sürprizbozan (spoiler) çokça yer almaktadır.

            Bir gazeteci, kariyerinin son virajını iyi dönebilmek amacıyla, ilk romanı ile sansasyon yapıp sonra ortadan kaybolan bir yazarla röportaj yapmak için eşinden mektupla yola çıkar. Novellamız, yola çıkmadan önceki gece gazetecinin gördüğü rüya ile açılıyor. Rüyadaki yaşlı kadın ve sudaki kurşun topları gözlerine, kulaklarına, ağzına bastırılmıştır. Rüyadan uyanıp yazarın kitabını bitirerek yola çıkar. Yolda yaşadığı akü sorunu ve bir bilge yardımıyla bu sorunun çözümüyle çıkmaz sokakta, ormanların içinde yer alan yazar-kahramanın evine ulaşır. Rüyanın, akünün tekrar çalışmasının söyleşimizde sorduk, yazarımız da batıl ögelerle büyülü gerçekçilik eklemek istediğini dile getirdi.

 Gazeteci, geç kalması sebebiyle yazar-kahramanın söyleşisini reddetmesini sorun etmez. Eşiyle sohbet eder, yazar-kahramanın oğluyla sözsüz bir iletişim kurar. Gazetecinin bu sohbeti devam ettirmesi ve ilerleyen günleri yazar-kahramanın evinde geçirmesini aile özlemi olarak yorumladık.

Yazar-kahramanımız ise ikinci romanını kaleme alabilmek için küçük bir evin inşaatını sabırsızlıkla takip etmektedir. Bu küçük evin inşa sebebi, yazar-kahramanının evinde verimli yazamadığına inanmamasıydı bizlere göre. Bu evin penceresinden kendi evinin görünmesi ise yazar-kahramana ait tanrı kompleksi miydi? Bizim için evet.

İlk kitabıyla çok ses getiren yazar-kahraman, ikinci kitabının taslaklarını yakın arkadaşıyla paylaşır ve onun olumsuz yorumlarıyla dayanamayıp taslakları çöpe atar. İyi niyet göstergesi olarak yazar-kahramanın eşi bu taslakları çöpten çıkararak o arkadaşa verir. Arkadaş, kendi adıyla bu kitabı bastırır ve övgüleri toplar. Bunu gören yazar-kahraman ise iyice kendisini iletişime kapatıyor. Toplantımızda da söyleşimizde de yazar-kahramanın bencil, narsisist bir yapıda olduğunu; eşinin kurban kadın tipini temsil ettiği konusunda hemfikir kaldık.

Söyleşimizden bir kare 

Bahar Yaka, her kahramanın biraz öteki olduğunu bildirirken novelladaki ana çerçevenin iletişimsizlik olduğunu tekrar vurguladı. Kitaptaki tüm olayların herkes tarafından yaşanabileceği, hatta yaşandığı gerçeğini hatırlattı. Bu sebeple de kahramanların isimsiz şekilde novellada yer aldığını da öğrenmiş bulunduk. Bahar Yaka, novellanın yazarı olarak kadın kahramana karşı yakınlık duyduğunu iletip kulüp arkadaşlarımızın desteğini tekrar aldı :)

Yazar-kahramanın eşi olan kadın kahramanımız, başlangıçta yazar-kahramanın eserlerini daktiloya çekmek için alınan bir edebiyat öğrencisidir. Yazar-kahraman, eserini tamamladıktan sonra gitmek ister ancak kadına evlilik teklifi etmiştir. Kadın kahramanımızın evlilik teklifini kabul etmesiyle ve anne olmasıyla ev içindeki hayatı farklı bir yöne evrilmiştir. Kendini yazar-kahraman ve çocuğu uğruna feda etmiştir. Öte yandan, eşinin yazılarına olan ilgisizliği ile iyiden iyiye üzülen kadın kahraman, gazeteci ile sohbetleri sırasında nefes aldığı hissini bizlere yüklemiştir.

İç konuşmalarıyla eserde yer alan çocuk da hem babasından sevgi beklemekte hem de iç konuşmalarıyla bizlere ayrı bir pencere açmaktadır hikaye boyunca. Çocuğumuzun selektif mutizm hastası olduğunu yazarımız tarafından öğrendik. Babası yazar-kahramanın ona olan ilgisizliği, gazetecinin sıcak yaklaşımı arasındaki duygusal ile hepimizin iç burukluğu ile başını okşamak istediği kahramandı bu çocuk.

Büyülü gerçekçiliğin getirdiği tekinsizlik, mekanın çıkmaz sokaktaki ormanlık bir ev olarak seçilmesi, kitaptaki çizimlerin verdiği alt çağrışımlar Bahar Yaka’nın kurguya eklediği başka detaylar olarak kendisince paylaşıldı.  


Bahar Yaka ve kulüp üyelerimizin bazıları 

Deneme, öykü ve novella gibi pek çok farklı türü deneyen yazarımız Bahar Yaka’nın en sevdiği tür ise öykü olarak ifade edildi. Hem mesajını en net haliyle iletmesi hem de lafı uzatmayı sevmemesi nedeniyle öykü türünü önemsediğini belirtti. Yeni dosyası için sabırsızlanıyoruz ve başarılar diliyoruz 😊


 




Etkinliğimize katılan katılamayan, kalbi bizlerle olan herkese sonsuz teşekkürler...